25 Ekim 2012 Perşembe

kurbanlık


Kadın, çocuk ve bakirelerin
Nil Nehrine kurban diye bırakıldıklarını, 
Yunan'da kölelerin adaklığını da gördüm.
İsli puslu zamanlar değildi.

Kaşgarlı ile, Divanü Lügati't Türk'ü hazırlarken
ÇokTanrılı zamanda
Kurban için Yagış dendiğini yazmıştık.

Günahlarını affettirmek için
kurbanlar kesen kavimler de gördüydüm.
Saf masum hakikaten inanmış insanlardı. 
Onlara bir zaman Şamanlık da yaptım.

Her zaman ve birçok işte olduğu gibi
kurban meselesinde de
işin sistematiğini ve modern mantığını
Sümerli dostlarım kurdu.

Sümer'de en kıymetli kurban olan kuzunun etinden, 
Tanrı Şakkan'a daha çok yaranmak için
kebabı o zaman icat etmiştik.
Tanrı Şakkan'ı bilmem ama
biz çok memnun olmuştuk. 
Lakin rakıyı,
kurban kuzusundan kebapla hiç içmemiştik.
Belki de rakıyı henüz icat etmemiştik.
Şimdi hatırlamıyorum.

Fakat Aztek ve Mayaların
kurban mantalitelerini hiç tasvip etmemiştim; 
onları çok eleştirmiş, 
haddizatında götü de zor kurtarmıştım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme